İçeriğe geç

Askerlik muayenede ne yapıyorlar ?

Askerlik Muayenede Ne Yapıyorlar? Bir Genç Adamın Hikâyesi

Kayseri’nin soğuk sabahında, az önce uyandım. Hava, o tipik Kayseri sabahlarından biriydi; buz gibi, ama bir o kadar da taze. 25 yaşındaydım ve hayatımda hiç beklemediğim bir anı yaşamak üzereydim: Askerlik muayenesi. Bu, çocukluktan itibaren duyduğum ama bir türlü tam olarak ne olduğunu anlamadığım bir kavramdı. Askerlik, beni her zaman bir karmaşa içinde bırakmıştı. Bir yanda sorumluluk, bir yanda bilinmezlik… Heyecan, korku ve belki biraz da hayal kırıklığı vardı içimde.

Hikâyem de tam burada başlıyor.

Sabahın Erken Saatlerinde Başlayan Heyecan

O sabah, tam 7:00’de Kayseri’nin garip soğuk havasında, askeri hastanenin kapısından adımımı attım. Herkes bir telaş içinde. Elimde askerlik muayenesinin yapılacağı günün evrakları, kollarımda ise bir sürü korku ve belirsizlik. Kendimi, adeta yıllardır hazır olmasına rağmen, bir türlü olgunlaşmamış bir çocuk gibi hissediyordum.

Herkesin bir amacı vardı o gün orada. Kimisi, yıllardır beklediği o kutsal göreve başlamak için; kimisi ise birkaç gün sonra başlayacak olan zorunluluk için. Ama benim içinde bulunduğum durum biraz farklıydı. Askerlik muayenesi, kendi içimde, neredeyse bir sınav gibiydi. Acaba sağlıklı mıyım? Yoksa burada bir sorunla karşılaşıp, her şey altüst olacak mıydı?

Beni alacakları o beklenen odanın kapısı yavaşça açıldığında, içeri adımımı attım. Gözlerim hemen etrafı taradı. Birkaç kişi daha vardı; birkaçı kaygılı, birkaç kişi ise gülüşerek, telefonlarıyla meşguldü. İçerideki atmosfer, biraz kasvetli, biraz da belirsizdi. Kimse bir şey söylemiyordu, sadece bekliyorlardı. Ve ben de bekliyordum.

İlk Muayene: Kendimi Tanımak

İlk muayene odasına çağrıldığımda, vücudumu incelemeye başladılar. Zaten her şey çok hızlı gelişiyordu; bir doktor, bir hemşire, birkaç kişi daha… Herkesin yüzü benden bir şeyler bekliyormuş gibi soğuktu. Belli ki onlar için sıradan bir gündü. Ama benim için, bu “sıradanlık” oldukça karışıktı.

Başlangıçta yalnızca genel sağlık taraması yapıyorlardı. Boyum, kilom, gözlerim… Hepsi sırayla ölçüldü. Tam bu sırada içimden geçen o düşünceleri durduramıyordum: “Benim için ne çıkar?” “Sağlıklı mıyım gerçekten?”

Bir noktada, doktorlar beni elimi açmamı istediler. Parmaklarımı tek tek açıp kapattım. Bunu yaparken kendimi sanki bir deneyin parçası gibi hissettim. “Beni inceliyorlar ve karar verecekler” düşüncesi hep kafamda dönüp duruyordu. Acaba yeterince sağlıklı mıydım? O an, bana bir şeyin eksik olup olmadığını anlatacak kimse yoktu.

İçimde hissettiğim belirsiz duygular, her bir hareketimde vücudumdan çıkıp, havada asılı kalıyordu. Askerlik muayenesinin fiziksel tarafı bir yana, aslında ruhsal yönü çok daha zorlayıcıydı. Duygularımı saklamak istedim, ama bir türlü başaramadım. İçimden çıkıp, her şeyin yüzeyine yansıyan bir hayal kırıklığı vardı. Bu testlerin sonunda her şeyin güzel olacağına dair bir umut vardı, ama bir yanda da kaybetme korkusu…

Beklenmedik Bir Karar: “Muayene Tamamlandı”

Muayene odasında geçirdiğim 10-15 dakika çok hızlı geçti. Doktorlar sonuçları değerlendirdi. “Bütün testler tamam, sağlık durumunuz iyi, askerlik görevini yerine getirebilirsiniz” dediler. O an, inanılmaz bir rahatlama hissettim. Ama aynı zamanda bir tuhaflık vardı. Beklediğim o kadar karmaşık duygular, bu kadar kısa sürede bir karara bağlanmıştı. Ne bir fazla şey, ne de eksik. Sadece onaylanan bir sonuç.

İçimden bir nebze rahatladım, çünkü sonuç olumlu olmuştu. Ama bir diğer yandan bir hayal kırıklığı da vardı. O kadar zaman boyunca bu günün içimde yarattığı karmaşayı yaşıyordum ki, sonunda sıradan bir sonuç almak garip hissettirdi. Hep bir şeylerin eksik kalacağını, bir şeyin daha heyecanlı, daha anlamlı olacağını düşünmüştüm. Ama aslında her şey basitti: Sağlıklıydım, hazırdım. Bu kadar. Gerisi belirsizdi.

Sonuç: Bir Başlangıç mı, Bir Son mu?

Geriye doğru yürürken, hastanenin koridorlarından geçerken biraz daha sakinleştim. Ama o an, içimdeki duyguların karışıklığı hala devam ediyordu. Bir yandan rahatlamıştım, çünkü askerlik muayenesini geçmiştim. Ama bir diğer yandan hayatımda hiç bu kadar belirsiz bir döneme adım atmamıştım. “Beni bekleyen hayat ne olacak?” diye sordum içimden.

İçimden geçen şeyler bir kaybolmuşluk duygusu gibiydi. Bir süreç, bir şeyin başlangıcıydı ama ne kadar önemli, ne kadar anlamlıydı, hala kesin değildi. Belki de her şey bu yüzden bu kadar büyüktü. Askerlik muayenesinin ötesinde, bu bir geçişti. Bir dönemin sonu, diğerinin başlangıcıydı.

Ve ben, Kayseri’nin sokaklarında yürürken birden fark ettim: Belki de hayat, hepimiz için, çok ama çok daha fazlasıydı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
https://ilbet.online/vdcasinovdcasino girişhttps://www.betexper.xyz/